Türkiye’de bir yer:

Sabah başucunda duran cep telefonunun alarmı ile uyanan hedef kişinin gözü bütün gece kolunda takılı duran akıllı saatinin ekranına gitti. Uykusunu ne derinlikte ve kalitede uyuduğunu öğrenmek için gece boyunca aralıksız olarak akıllı saati ile senkronize olan cep telefonunun bağlantılı programını açtı. Programın gösterdiği “kaliteli uyudun” sonucuna keyifle baktı, bütün gece telefonunun yaydığı mikro dalga radyasyona maruz kalan vücudunun verdiği yorgunsun sinyallerini algılayamadı. Sonuçta ekranda yazan “mutlak doğru” idi.

Bu mutlak doğrular farklı parametrelerle Matrix’e de not edildi.

İş yerine gitmek için hızlı bir şekilde hazırlanırken oturduğu tuvaletin klozetinde WhatsApp, Twitter mesajlarına, Facebook, Instagram fotoğraflarına baktı. Akşam ailesi ile birlikte gittiği restoranda yaptıkları özçekime gelen yorumları okudu. Arkadaşlarının dün gece neler yaptığını kontrol etti. Büyük çoğunluğunu beğendim şeklinde işaretlese de gerçekte fotoğraflar hakkında ne düşündüğünü kendi kendine mırıldandı.

Sadece kendisinin duyduğunu sandığı mırıltılar telefonunun mikrofonu aracılığıyla Matrix’e de kaydedildi.
Sabah kahvaltısını yaparken ailesiyle yaptığı konuşmalar, arabasıyla giderken trafikte ettiği küfürler, işyerinde girdiği toplantılarda tartışılan konular, öğle yemeğinde gittiği lokanta ve cafelerde yediği yemekler, yaptığı harcamalar, süzdüğü insanlar, ofis bilgisayarında gezindiği siteler, E-mail yazışmalarının tamamı, online yaptığı alışverişlerde tercih ettikleri, kredi kartı harcamaları Matrix’de harmanlanmak üzere not edildi.

Akşam eve geldiğinde yemekte ailesiyle yaptığı konuşmalar, tartışmalar, akşam internet üzerinden yayın yapan TV kanallarında tercih ettiği diziler, filmler, ev bilgisayarından internette izlediği You Tube videoları da dahil her şey kaydedilirken hedef kişi her şeyden habersiz büyük bir rahatlıkla Matrix’te bir sonraki güne uyanmak üzere cep telefonunu yatağının başucuna koyarak uykuya daldı.

Amerika’da bir yer:

Sabah toplantısında hedef kişinin ismi kendisine verilmişti. Analist olarak çalıştığı birimde ofisine dönünce ilgili birimden hedef kişinin meta-datasını istedi. Gelen datayı yapay zeka algoritmaları kullanarak filtreledi. Hedef kişi Türkiye’de çok önemli bir silah fabrikasının müdürüydü ve analistten istenen şey bu kişinin zayıf noktalarının tespit edilmesiydi.

Analist zaman zaman televizyonda seyrettiği eski casus filmlerini hatırlayarak “eskiden bu işler yapmak ne kadar zor-muş” diye düşünerek kendi kendine gülümsedi. Hedef alınan kişinin zayıf noktasını bulmak için aylarca ve belki de yıllarca birçok kişinin hedef kişiyi takip etmesi, analiz yapması gerekirdi. Oysa şimdi istenen kişinin hayatının bütün detayları en ince ayrıntısına kadar önündeki bilgisayar ekranında filtrelenmiş ve kategorize edilmiş olarak en ince ayrıntısına kadar önünde duruyordu. Hedef kişinin doğduğu bölge, ana dili, çocukluğu, dini inançları, cinsel eğilimleri, ailesi ve arkadaşları ile ilişkileri, alkol, kumar, uyuşturucu madde kullanımı benzeri alışkanlıkları, sapkın eğilimleri, söylemleri ile davranışları arasındaki tutarlılıklar/tutarsızlıklar, yalanları, gerçekleri, travmaları, mali durumu, aşırılıkları, korkuları, ihtirasları, kompleksleri, kahramanları bir tıkla analistin ekranına düşmüştü.

Toplanan bilgilerle programın vardığı sonuçları son kontrol için psikoloğa göndermeden önce şöyle bir göz gezdirdi.
Hedef kişi Türkiye’de insanlarının hırçınlığı ile tanınan bir bölgesinin köyünde dünyaya gelmişti. Liseyi okumak üzere yatılı okula gidene kadar şehri görmemiş, üniversiteyi kazanınca İstanbul’a gelmiş, üniversiteyi bitirince de burada kalarak çalışmaya başlamış, İstanbul’dan bir kızla evlenmiş ve bugün bulunduğu noktaya gelmişti.

Programın vardığı sonuç bu kişinin mali yönden kıskaca alınabileceği idi çünkü harcamaları kazancının çok üzerinde idi. Kullandığı üç ayrı kredi kartının limitlerini sonuna kadar doldurmasının yanı sıra pahalı bir ev, lüks bir araba, özel okula giden iki çocuğunun taksitlerini ödüyor, ailece pahalı yurtdışı tatillerine gidip markalı elbiseler, bilgisayarlar ve cep telefonları alıyorlardı. Evde çıkan tartışmaların büyük çoğunluğu parasal idi ve adam yaptığı işin karşılığını parasal olarak alamadığını söylüyor, işverenlerinin kendisini takdir etmediği konusunda şikayetlerde bulunuyordu.

“Ne kadar klasik” diye düşündü analist, hedef alınan kişilerin neredeyse %85’i buradan sıkıştırılabiliyordu. Yalnız hedef kişinin doğduğu bölge itibariyle yurtseverlik hisleri oldukça yüksek düzeyde olduğu için izlediği filmler ve okuduğu yazılar ve kitaplar da bunu doğruluyordu. Filmlerde ülkesi için kahramanlıklar yaparak ölen asker sahnelerini tekrar tekrar izlediği kayıtlara geçmişti. Bu yüzden operasyon öncesinde bu hislerinin törpülenmesi gerekiyordu.

Analistin kullandığı programın verdiği sonuçlara göre kıskaca alma operasyonunun başarılı bir şekilde tamamlana-bilmesi için:

a) Hedef kişinin yapacağı ihanete bilinçaltı kılıf bulabilmesinin sağlanması amacıyla ona barış yanlısı, pasifist, silahlanma karşıtı You Tube videolarının ve filmlerinin reklamlar yoluyla durmaksızın internette karşısına çıkartılarak izlettirilmesi

b) Hedefe ve aile bireylerine “siz her şeye değersiniz” tarzı video ve filmlerin izletilerek daha da pahalı harcamalara teşvik edilmesi,

c) Hedef kişiye “ailenin her şeyden önemli olduğu”, onlar için “her türlü fedakarlığa” katlanılabileceği konulu video, film ve reklamların izletilmesi,

d) Hayatın “oyuncu” kavramı üzerine kurulduğu, başarmanın, kazanmanın ve “her nasıl olursa olsun” sonuç almanın her şeyden önemli olduğu konusunun işlenmesi,

e) Gelecekten umudu kesmesini sağlayacak politik video ve makaleler okumasının sağlanması,

f) Reklam ve You Tube videoları aracılığıyla yanlış finansal yatırım araçlarına yönlendirilerek mali olarak daha da çıkmaza sokulması gerektiği…

Analist çıkan sonuçları birim psikoloğuna gönderip onayını aldıktan sonra teknik departmana operasyona başlama emrini göndererek hedef kişiyle ilgili gelişmeleri izlenecek işler listesine ekledi.

6 ay sonra:

Hedef kişi telefon alarmının çalmasıyla uyanıp ekrana baktığında ne kadar kalitesiz ve kesintili uyuduğunu fark etti. Zaten hiç uyuyamamıştı.

İyi bir işi olmasına rağmen hayat pahalılığı yüzünden maaşı yetişmiyordu. 3 ay önce arabasını değiştirip yerine aldığı cip su gibi benzin harcıyordu. Geçenlerde eline geçen miras parasının neredeyse tamamı uçup gitmişti. Sabahlara kadar yatırım gurularının You Tube videolarını seyrediyor, makaleler okuyordu ama yaptığı her yatırımda para kaybetmişti. Zaten dolar ve benzin fiyatları her geçen gün artıyor, çocukların okul, ev, araba, elektronik eşya taksitlerine ve kredi borçlarına yetişemiyordu. Diğer yandan lanet politikacılar ülkeyi yönetemiyor ve yaptığı işi takdir edecek bir maaş alamıyordu. İş yerinde ve evde her gün herkesle kavga ediyordu. Bir damla huzuru kalmamıştı. Zaten seyrettiği siyasi analistler “2019’da oluk oluk kan akacağını” söylüyordu. Gemisini kurtaran kaptan olmalı, ailesi için ne gerekiyorsa yapmalı, her ne olursa olsun bir çıkış yolu bulmalıydı. Batmış ülkeyle batmanın alemi yoktu hiç olmazsa ailesini kurtarmalıydı.

Ve öğle tatillerinde her zaman gittiği kafede tanışıp kırk yıllık arkadaşmış gibi dost olduğu o adam dün ona bir çıkış yolu teklif etmişti.

Takdir edilmediği bir işte insanları öldüren silahlar yapmak artık ona zor gelmeye başlamıştı.

Ailesi için ne gerekiyorsa yapacaktı, onlar her şeye değerdi.

2 gün sonra bir gazete haberi:

Silah fabrikasının müdürü Türkiye’nin geliştirerek üretim aşamasına geldiği son teknoloji silahın planlarını satarken suç üstü yakalandı.

1 hafta sonra:

Hedef kişi hapishanede geçirdiği 1 haftanın ardından sabah uyandığında ilk defa çok uzun zamandır huzur içinde uyuduğunu fark etti. Akıllı saat, cep telefonu, internet, televizyon hiçbir şeyi yoktu. Lüks arabalar, pahalı evler, taksitler hatta ülkede oluk oluk akacak kan bile onu artık çok ilgilendirmiyordu.

Dışarıda Matrix sisteminin içinde hür yaşadığını zannederken gerçek hürriyetin hapishanede olduğunu fark etmişti…

Buraya kadar bir roman gibi anlatmaya çalıştığımız bu olaylar fark edelim ya da etmeyelim her gün çevremizde yaşanmaktadır. Bir yandan insanlar her taraftan elektronik olarak çevrelenmiş bir şekilde gözetim altında yaşarlarken diğer taraftan altından kalkamayacakları harcamalara teşvik edilmektedirler.

Yapay zeka, algoritmalar, botlar her türlü bilgiyi toplayarak, sınıflandırarak ve ardından işleyerek bu kabiliyeti elinde tutan ülkelere büyük üstünlükler sağlamaktadır. Amerikan Başkanlarının her sabah aldıkları günlük istihbarat brifinglerine artık dünyanın duygu durumunu gösteren bir istihbarat da eklenmiştir. Bu istihbaratın kaynağı twitter, facebook, whatsapp benzeri programların datalarının işlenmesi sonucu elde edilmektedir. Bu dataların işlenmesi ile ilgili ülke borsasının o gün yüzde kaç artacağı ya da düşeceği bile büyük bir doğrulukla önceden tahmin edilebilmektedir.

Siyasetçilerin zaman zaman bahsettiği üst aklın en önemli enstrümanı aslında her gün ve her saniye sizinle birlikte oluyor, elinizden hiç düşmüyor, cebinizden hiç çıkmıyor hatta çoğumuzla birlikte yatağına girerek sabahları birlikte kalkıyor.

Ama bir fark var ki siz uyurken bile o hiç uyumuyor.

Size hayatınızın tüm detaylarını en ince ayrıntısına kadar internette yayınlayın diyenler ise kesinlikle söylediklerinin tersini yapıyorlar…

Ömer Kayani /Araştırmacı, Yazar
Tohum Sayı 162 / Kış 2019